YAZARLAR

Hanife SERTER

BANKACILIK AŞKI ÖLDÜRÜR MÜ?


İş güvencesi olmamasından sevdiği ile evlenemeyen ve işten atılma korkusu ile çocuk doğuramayan bankacılar. Sevgililer gününde bankacılar soruyor: Bankacılık aşkı, evliliği dahası hayatı öldürür mü?
Bakmayın siz bankaların öyle bol kalpli reklamlar çektiklerine, güp güp, güp güp diyen kırmızılarla gözleri boyadıklarına, "yetmişiz gari" diye haykıran sahte kahramanlıklarına.
Kadın, erkek eşitliği diye mesajlar atıp, foyası ortaya çıkınca sesi çıkmayan CEO'larına..
İnanmayın, kanmayın.
Sonra bir gün kandırılmışız diye hiç yanmayın.
Artık bilmeyen kalmamış olmalı. Bankaların dini de, İmanı da, tek aşkı da para. İnsana , insanla, insanca hizmet vermek bile artık çok uzak onlara. Şubesiz, masrafsız (!), kağıtsız bankacılık derken artık geldikleri son nokta " insansız" bankacılık.
İnsanın  insanla iletişim kurmasını istemeyen tek sektör olarak tarihe geçecekler yakında.
BANKACILIK İŞ Mİ?
Yüzlerce şube kapatıldı, binlerce insan işten çıkarıldı. Sendikacılık zımni olarak yasaklandı,kadrolar azaltıldı, masraflar, komisyonlar arttırıldı.
Üstelik başlarında daha önemli ve büyük dertler var. En büyük kredilerde bile geri ödeme sorunları yaşandı. Yaşanıyor. Daha da yaşanacak belli ki.
Eskiden bir " iş"ti bankacılık.
Artık bitti. Kariyer filan vaadetmiyor.
Yaşama sevinci bırakmıyor.
Yatıştırıcı ilaçlar kullanarak işe giden insan sayısı her geçen gün artıyor. Boşanmaların en fazla olduğu, bekarların evlenmediği, aşkın adının bile anılmadığı bir sektör.
Evlilik aşkı öldürür mü o bile tartışılır ama bankacılık bu alanda adeta katliam yapıyor.
Bir çok bankacının aile ilişkileri bozuk.
İşin yoğunluğu ve stresi eve yansıyor , fazla mesailer, mesai sonrası süren tacizler özel hayata Zaman bırakmıyor. Bankacı kadınlar çocuk doğurmaya korkuyor, doğurduysa ücretsiz izin almaktan, yasal sürelerde dahi bebeğinin yanında kalmaktan çekiniyor.
En kısa zamanda işbaşı yapıyor, yaptığına pişman ediliyor, bezdiri için evinden uzak şubelere atanıyor, aldığı maaşın önemli kısmını bakıcıya, temizlikçiye, hazır yemeklere veriyor. Sorarsanız işi var. Geliri neredeyse giderini karşılamıyor. O yüzden çoğu bankacı borçlu, başka bankalardan, kredi kartlarından çekebildiği kadar kredi çekiyor , bugününü sattığı yetmiyor, geleceğini de ipotek ediyor. Sonra stres ikiye üçe katlanıyor. Ya kaybedersem korkusu uykuları kaçırmaya başlıyor. Sadece bir işi değil, borçlanarak alınmış evleri, arabaları, hayatları kaybetme korkusu insanda yaşama zevki bile bırakmıyor.
İşte böyle keyifsiz bir hayat döngüsünün içinde çoğu bankacı. Kendi isteği ile kurtulamıyor, kendi istemeden atılırsa sindiremiyor. Kırk yaşından sonra yeni bir işe girme şansı neredeyse hiç yok. Tüm ilanlar " En fazla 35 yaş" sınırı koyuveriyor.
Sendikası ile bile hakkını arayamıyor. Yıprandıkça yıpranıyor bankacılar. Bankalara ise hiçbir şey olmuyor. Bu kadar yıpranma payı hiçbir meslekte yok ama bankacılar birlik olup da " erken emeklilik " için bile bastıramıyor.
Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde, banka çalışanları " kendi iyilikleri" için bile bir araya gelemiyor. Hayırlı bir işe vesile olamıyor. Yazık oluyor o hayatlara. Adeta boşa yaşanıyor...

Etiketler: hanife serteryaşam koçuparamedyabankabankacı

Yayın Tarihi: 14.02.2018 19:34:00     Görüntülenme Sayısı: 56031

Facebook

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

Toplam yorum yapılmıştır.



Gölge Müdür
FacebookTwitter
Android Uygulamasıiphone uygulaması

BİST100 HİSSE İŞLEM HACMİ

  10:10 Miktar
THYAO 1.379.021.762
GARAN 1.334.593.475
ASELS 997.406.665
KRDMD 486.000.104
KOZAA 366.784.312



UYARI: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.